• Oyun Terapi
  • Çözüm Odaklı Terapi
  • Bilişsel Davranış Terapi
  • Psikodrama
  • Filial

Oyun Terapi

Oyun terapisinde, iletişim aracı oyundur. Kendini konuşarak ifade etmekte zorlanan çocuklar ve küçük yaş grubundaki çocuklarla sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Çocuklar; korkularını, sıkıntılarını, kaygılarını ve çatışmalarını oyun yoluyla dışa vurdukları için, çocuğu oyun içerisinde gözlemleyerek, çocuğun iç dünyası ve genel gelişimi hakkında bilgi edinilir. Bu bilgiler doğrultusunda çocuğa ve anne-babaya yardımcı olabilmek mümkün olur. Hedef; çocuğun ihtiyaçlarını anlamak, belirlemek ve yaşadığı sıkıntıları azaltmaktır. Bu hedefler doğrultusunda ilerleyebilmek için aile sistemi ile işbirliği içinde çalışılır.

Çözüm Odaklı Terapi

Çözüm Odaklı Terapi danışanı terapiye yönlendiren sorunların niteliğine odaklanmak yerine, terapi süreci sonunda elde etmek istedikleri ve başarmak istedikleri hedefler üzerine odaklanan 50 yıllık bir terapi yöntemidir. Geleneksel terapiler, büyük ölçüde geçmişe, geçmişte yaşanan olaylara, ilişkilere odaklanır. Çözüm Odaklı Terapi ise, hedefleri netleştirmeye ve danışanın aynı sorunlarla geçmişte başa çıkabildiği durumlara odaklanır. Kısacası, bu terapide önemli olan danışanın geçmişi değil, şu andaki durumu ve geleceğidir. Terapist, danışana gerçekleşmesini istediği geleceği düşünmesini söyler ve bu aşamadan sonra danışan ve terapist, beraber çalışarak danışanın bu istenilen geleceğe doğru ilerlemesini, çoğunlukla küçük adımlarla, zaman zaman da büyük değişiklikler yaparak sağlarlar. Çözüm zaten danışanın kişisel kaynaklarında vardır. Sorunlara nelerin yol açtığıyla uğraşmaktan çok, sorunların nasıl aşılabileceği üzerinde durulur.

Çözüm Odaklı Terapi uygulayan terapistler, insan hayatında değişimin sürekli olduğuna inanır. Bu sayede, danışanın kendisine istedikleri doğrultuda bir geleceğe ulaşmak için sağlam hedefler koymasını sağlar. Bu noktada da terapistin görevi, danışanı bu geleceğe yönlendirmek, hedeflerini gerçekleştirmesini sağlamaktır. Bu terapi üç temel soruya dayandırılır. Birincisi: Bu terapiden beklentileriniz neler? İkincisi: Bu beklentilerinizin gerçekleştiği bir durumda gündelik hayatınızda neler değişir? Sonuncusu: Bu beklentileri gerçekleştirmek uğruna atmış olduğunuz adımlar nelerdir? Bu soruların yapıcı cevapları danışan tarafından verilebildiğinde, bu; önemli değişiklikler yaratır. Terapistin amacı, bu soruları danışana kendi cevaplarını bulmayı teşvik edici ve harekete geçirici biçimde sunmaktır.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel-davranışçı yaklaşım, öncelikle kişinin verimsiz inanış ve davranışlarını saptamaya ve bunların yerine kişiye kendi açısından daha uyumlu, daha verimli inanış ve davranışları kazandırmaya yönelik olarak çalışmaktadır. Bu yaklaşım, kişinin yaşadığı her olayın kendi içinde bir anlamı olmadığını, kişinin kendi geçmiş yaşantıları ve bunlar üzerine kurduğu inanç sistemleriyle olaylara bir anlam verdiğini ve tepkilerini de bu anlamlara göre oluşturduğunu söyler. Bu nedenle, kişinin inanışlarını, yorumlarını nasıl oluşturduğunu anlamak önemlidir. Bu inanışların değişmesi, kişinin olayları algılamasını ve sonunda verdiği tepkileri de değiştirecektir.

Psikodrama Grup Terapi

Bir grup çalışması olan psikodramanın özelliği, katılımcıların sorunlarını sadece konuşarak değil, sahneleyerek çözmeleridir. Bunu yaparken kişi rol değişimleri sayesinde sorun yaşadığı kişinin yerine geçerek, olaya onun penceresinden de bakabilmeyi öğrenir. Grup çalışmasında üyeler; duygularını, geçmişte yaşadıkları olayları, gelecekle ilgili beklentilerini paylaşır. Bu paylaşımı da yalnızca konuşarak değil, eyleme dökerek, sahneleyerek, en önemlisi yaşayarak gerçekleştirir. Amaç; yargılamanın ve eleştirinin olmadığı bir grup ortamında; grup üyelerinin iletişim gücünü ve etkinliğini arttırmak; bunu yaparken de sorunları sadece konuşarak değil, sahneleyerek/yaşayarak çözmektir.

Filial Terapi

Filial terapi, 3-10 yaş arasındaki çocuklara ve ailelerine yardımcı olan gelişimsel bir oyun terapisi yaklaşımıdır. Filial terapi modeli oyunu kullanarak aile içi ilişkileri güçlendirmeyi hedefler. Bu psiko-eğitimsel model, aile üyelerinin birbirleriyle olan ilişkilerini güçlendirmeyi ve başa çıkma becerilerini zenginleştirmelerini sağlar. Anne-baba ve çocuk ilişkisini doğrudan güçlendiren bir yaklaşımdır.